8 Ekim 2016

Rumen sinemasına özenirken...

Bahar ve Cüneyt çiftinin evlat edinme sürecini anlatırken aileyi ve Türkiye’yi resmetmeye soyunuyor Albüm. Lakin filmin yönetmeni Mehmet Can Mertoğlu’nun ülke ve toplum hakkındaki gözlemleri alelade olduğu gibi bol bol her sahneye serpiştirildiğinden hiçbir incelik de taşımıyor. 

Örneğin; Bahar ve Cüneyt’in çocuk sahiplenmek için gittikleri kurumun müdürünün odasındaki sahnede önce müdürün bilgisayarında oyun oynadığını, sonrasında da  - başkarakterler odadan çıkmasına rağmen sahneyi devam ettirerek - müdürün çiftin arkasından küfür ettiğini gösteriyor yönetmen. Bu sahne yönetmenin gözlem yeteneğine, dahası bu gözlemleri nasıl sahnelediğine dair çok şey söylüyor. Keza filmin tamamı benzeri sahnelerle dolu. Küfür eden, boş işlerle uğraşan, çıkarcı tiplemelerle bürokrasi eleştirisine soyunan Mertoğlu’nun senaryosu bu yapıyı besleyen malzemenin yetersizliği ve sıradanlığı nedeniyle oldukça kuru ve zayıf kalıyor. 
Filmin estetiği ise bu sığ gözlem ve analizleri yeni ve ilginç kılmayı başaramıyor. Albüm’ün Rumen Yeni Dalgası’na öykünmeye çalıştığı çok net bir biçimde görülüyor. Hatta yönetmenin Romanya’dan ödünç aldığı bu estetik aynen uygulamaya kalkıştığı ve yaratıcı dokunuşlarla hikayesine uygun bir şekilde dönüştüremediği için eğreti ve özenti duruyor. Vergi dairesindeki ya da okuldaki absürt sahneler de aynı sebeple bütün içerisinde yerini bulamıyor. 

Politist, adjectiv, Bükreş’in Doğusu gibi filmlerin görüntü yönetmeni Marius Panduru ile çalışmak sorunları çözmüyor maalesef. Romanya’dan aynen aldığı uzun ve sabit planları hiçbir şekilde işlevsel kılamayan, biçimsel açıdan farklılık yaratmak dışında bir etki yaratamayan Mertoğlu’nun filmi özendiği her şeye özlemle sona eriyor. Sabit planlar üzerine düşen vasat diyalogları, hiçbir yere oturmayan absürt sahneleri, sığ aile eleştirisi ile son derece zayıf bir ilk film Albüm.

(Ekşi Sinema) 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder