23 Eylül 2016

Ken Loach'un gözyaşları

İşçi sınıfı, neoliberalizm, piyasa, emek, hak, sosyal adalet.... Ken Loach sineması dediğimizde akla gelen bu kavramları yönetmenin filmografisindeki iyi filmler için saklayalım ve Ben, Daniel Blake’e (I, Daniel Blake) bakalım. 


Loach, bürokrasinin çıkmazlarını ve niteliğini yitirmiş sosyal devleti yine basit bir hikaye ve tek bir karakter üzerinden masaya yatırırken, başkarakteri Daniel ile iki çocuklu anne Katie arasındaki dostluğu müsamere gibi işlemekten kurtulamıyor maalesef. Loach ve senarist Paul Laverty, daha baştan dürüst, hakkını arayan, iyi bir karakter olan Daniel’ın yanına güçsüz, zavallı kadın karakter Katie’yi koyarak “sistemi deşifre edelim de gerisi önemli değil” niyetini beyan etmiş oluyor. Katie’nin başına gelenler karşısında Daniel’ın tepkileri filmin de bakış açısına dönüşüyor bir anlamda ve kadın konusunda erkek sinemacıların değişmez algı probleminin bir örneğini daha izlemiş oluyoruz. En basitinden iki çocuğuyla zar zor hayata tutunan, açlıktan hırsızlık yapmak zorunda kalan Katie’in ne yaşadığına tanık olan Daniel, bu aşamaların hiçbirisinde şaşırıp, yıkılmıyor, normal karşılıyor ta ki Katie bedenini satarak geçimini sağlayana kadar. Daniel’ın bunu anladığı yani Katie’yi seks işçiliği yaparken gördüğü ve ağladığı sahne Ken Loach sinemasının en sorunlu sahnelerinden biri olabilir.

Daniel'ın ahlakçı hislenmeleri filmin tamamına sirayet ederken başka sorular da akla gelmiyor değil. Böyle gündelik ve evrensel bir meseleyi masum, iyi, dürüst bir karakter üzerinden anlatırken ister istemez sınıfsal olanı dar bir ideolojik alana çekmiş olmuyor mu? Hakkını aradığı için mi yoksa iyi bir insan olduğu için mi Daniel’ı takip ediyoruz? Örneğin, “kötü” özelliklere sahip bir karakter  – Daniel’ın tam tersi, çevresine yardımcı olmayan, bencil, dayanışmadan uzak biri - üzerinden bu hikaye nasıl anlatılırdı? (Ki Ken Loach’ın farklı bir bakış açısı katmak için önceki filmlerinde bunu yapmışlığı var) Bu bir tercih elbette ama Laverty ve Loach’un burada neden bunu tercih etmediğini Ben, Daniel Blake’in her aşamasında görmek mümkün. Ağlanacak o kadar şey varken Daniel’ın neden o sahnede ağladığı sorusunun cevabı filmin dert edindiği meseleler kadar önemli. 


(Ekşi Sinema) 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder