1 Nisan 2015

Hiç bitmeyecek bir huzursuzluk

Daha ilk dakikasından huzursuz etmeyi başarıyor Peşimdeki Şeytan (It Follows). Amerikan banliyölerinde sıradan, huzur dolu bir günü dağıtan, izleyeni neye uğradığını şaşırtan bir sahneyle açılıyor. Genç bir kadını kaçarken görüyoruz. Neden ya da kimden kaçtığını, ne olduğunu anlayamıyoruz. Onu görenler de anlayamıyor. Sadece kimsenin yardımının dokunamayacağı bir durum olduğunu tahmin edebiliyor ve yavaş yavaş korkmaya başlıyoruz. Kalan 90 küsur dakikada da devam eden bu korkuyla oturduğumuz koltuğa yapışıyoruz.


 Peşimdeki Şeytan’ı korkudan çok hiç bitmeyecek bir huzursuzluk olarak tanımlamak daha doğru olabilir. Yönetmen David Robert Mitchell, cinsel birleşme yoluyla kişiden kişiye geçen ve sadece cinsel ilişkiye giren kişinin görebileceği doğa üstü bir varlığı konu alan filminde basit bir sinemanın peşinden gittiği için ortaya etkileyici bir iş çıkarıyor. 

Gösterişli ve ucuz numaralara yaslanmadan, başta ses tasarımı ve müzik kullanımı olmak üzere en küçük detayına kadar 80’lerin korku sineması estetiğini – özellikle John Carpenter’ın ilk dönemlerini – yeniden yaratmayı ve huzursuz etmeyi başaran Mitchell, tasarladığı tüyler ürpertici sahnelerle bundan sonraki filmleri için fazlasıyla heyecan duymamıza sebep oluyor. Korku-gerilim sinemasının muhafazakar kodlarıyla ve klişeleriyle oynamaktan da çekinmeyen Peşimdeki Şeytan’ın yılın unutulmazları arasına gireceğini öngörmek hiç zor değil.

(Altyazı - Nisan)


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder