1 Ocak 2015

zaman sözlüğü.6.azalmak

''Şimdi yatakta uzanırken sabırsızlığımdan eser kalmadı, geriye kalan azıcık yaşamımı, onunla ne yapacağımı bilene kadar saklayabilmeyi isterdim. Ama olmuyor işte. O zaman dondurucuda yatmam gerekir ve bizim de yalnızca buzdolabının üzerinde küçük bir dondurucumuz var. Dışarıda insanların işten eve döndüklerini duyuyorum. Yemekte ne olduğunu merak ediyorlar, bense burada yatıyorum, bütün bunlar bana okuduğum bir kitabı anımsatıyor.


(...)

Pencereden dışarı, karşıdaki binada bir evin içine bakıyorum. Orada bir sürü insanın kendi yaşamlarını sürdürdüklerini ve bizim evimizden içeri hiç bakmadıklarını düşünmek tuhaf. Neye yarar ki komşular o zaman? Evlerinde dolaşıyorlar, ölmeyecekmiş gibi yapıyorlar, ama ölecekler, bakkaldakiler de ölecek. Yürüteçli ihtiyar belki de şimdiden ölmüştür bile. Rahat uyu, acımız büyük.

(...)

Alacakaranlık çökmeye başlıyor, kentin ışıkları ve yıldızlar beliriyor. Stein'i düşünüyorum, ama en çok Laika'yı düşünüyorum. Ona Küçük Kıvırcık, Küçük Böcek, Küçük Limon adını takmışlardı, iniş yapmak için tasarlanmamış bir uzay aracına bağlıydı. Şimdilerde uzaya yolculuk yapmak için bir çikolata reklamı bulmak yetiyor ve uzaya yolculuk yapan birinin döndüğü zaman yeryüzünde kaldığı zamankinden daha az yaşlandığını okudum, çünkü zaman göreceli. Örneğin Epsilon'la geçen gün bir gün onsuz geçen bir günle aynı değil.''

(Hızlandıkça Azalıyorum, Kjersti Skomsvold)


= Zaman Kapsülü'nün tamamı için tıklayınız =

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder