10 Nisan 2014

Şiddet Güzeli: Altı çizili analizler

- 33. İstanbul Film Festivali notları - 

‘’Çok ses getiren’’ kontenjanının bu yıl öne çıkan filmlerinden Şiddet Güzeli (Miss Violence), akılda kalıcı açılışıyla beklenti yaratsa da meselesini hikayesi içinde eriterek sadece ses getirmek konusunda sınıfı geçebiliyor. 


Aile üzerinden toplumu masaya yatıran yönetmen Alexandros Avranas, aile bireyleri arasındaki ‘’normal’’ olmayan ilişkiler üzerinden otorite, iktidar ve baskı gibi kavramları irdeliyor ancak her sahnede sırf bu kavramları ve iki yüzlü ahlak anlayışını göstermek için hikaye anlatıyormuş gibi hissettiriyor seyirciye. Avranas, evin içinde kurduğu ‘’sapkın’’ yapının normalliği üzerinden çok şey söyleyebilecekken sürekli bu durumun altını çizerek ’’hem rahatsız ederim hem de sistemi deşifre ederim’’ diye bağırıyor adeta. (Özellikle ekonomik sıkıntıların evdeki etkilerine dair sahnelerde) 

Filmin önemli bir sorunu şiddeti gösterme biçimi. Yönetmen için neyin şiddet içerdiğini bilemeyiz ancak kağıt üzerinde bile yeterince şiddet merkezli olan bu hikayeyi perdeye aktarırken finale doğru seks/tecavüz sahnesine ihtiyaç duyması - her ne kadar anlayamadığımız bir tercih olsa da - yönetmenin anlatım konusundaki yetersizliğine dair bir şeyler söylüyor bizce. (Keza, burada sahnenin gösterilip gösterilmemesinden öte bu biçimsel tercihin yönetmenin dili açısından nereye oturduğunu anlayamıyoruz.)

(Ekşi Sinema)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder