7 Nisan 2014

Radikal hikaye, muhafazakar sinema


- 33. İstanbul Film Festivali notları - 

''Genç Lake ile 80’li yaşlarındaki Mr. Peabody arasındaki imkansız ilişki…’’ Çok ‘radikal’ bir fikir/hikaye/ilişki bulup bunu son derece muhafazakar ve klasik bir sinema diliyle anlatan Aşkın Yaşı Yoktur (Gerontophilla), festivalin en zayıf filmlerinden. 


Bruca LaBruce’un yönettiği film Amerikan bağımsız sinemasından çıkmış gibi bir açılışla başkarakteriyle tanıştırıyor bizi. Sempatik, ‘’devrimci-feminist’’ sevgilisi ve sorunlu annesiyle olan ilişkisi Lake’i tanımamız için yetiyor ama asıl hikaye Lake’in yaşlı erkeklerden hoşlandığını anlamasıyla başlıyor. Bir huzurevinde çalışmaya başlayan Lake için işi bulunmaz fırsat oluyor ve aşık olduğu Mr. Peabody ile ilişkisi başlıyor. 

Aşkın Yaşı Yoktur, beden ve güzellik meselesini tartışmak için iyi bir hikayeye sahip olsa da LaBruce bunun içini boşaltmak için elinden geleni yapıyor. Başkarakterlerin yaşı ve cinsiyeti dışında ucuz Hollywood filmlerinin şablonunu birebir kullanıyor. Lake’in tercihlerini ve toplumdaki yerini bile düşünmemize izin vermiyor yönetmen, Lake’i aziz olarak gören eski sevgilisi bizim yerimize düşünüyor sağolsun! 

En kötüsü ise, ikili (yaşlı-genç eşcinsel çift) arasındaki ilişkiye inandırmayı dahi beceremiyor Aşkın Yaşı Yoktur. Hatta, Lake’in kendi yaşıtı ve karşı cinsten olan eski sevgilisiyle  ilişkisi asıl hikayeden çok daha gerçek duruyor…

(Ekşi Sinema)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder