20 Nisan 2014

Ida: Peki ya sonrası?

- 33. İstanbul Film Festivali notları -

Gezmek, eğlenmek, evlenmek, çocuk yapmak… Peki ya sonrası? Sonrası hayat… Ama Ida için o ‘’sonra’’nın bir yere varamıyor olması asıl sorun. Bir tarafta arzular diğer tarafta rahibe olmak için ettiği yemin. Karamsarlığından, kararsızlığından ya da hayattan ne istediğini bilemediğinden seçim diye bir şeyin anlamı da kalmıyor Ida için. 




Pawel Pawlikowski, 1960’larda Polonya’da geçen ve Holokost’un acıları üzerine kurduğu hikayesinde Yahudi olduğunu öğrenen genç rahibe adayı Ida’yı anlatırken hem din (Hıristiyanlık) ile sekülerizm arasındaki çatışmayı Ida ve teyzesi üzerinden sağlam bir şekilde kullanıyor hem de ‘’hayatın anlamı’’ ve ‘’seçimler’’ üzerine incelikli bir iş çıkarıyor. Ida ile teyzesi arasındaki ilişkiyi aralarındaki farklardan çok ikisinin de geçmiş ve gelecek ile kurdukları bağ belirliyor. 

Pawlikowski’nin daha önce çektiği bir hayli vasat işleri Aşk Yazım ve Gizemli Kadın’ı unutturacak kadar etkileyici olan Ida, festivalin en iyilerinden.


(Ekşi Sinema)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder