31 Aralık 2013

Birkaç öneri

Filmleri dahi bitiremiyorken okunacak kitaplar listesi elbette her geçen gün taşmaya devam ediyor. Sadece bu yıl bile onlarca kitabı okuyamadan bitti. Bu sene okuduklarım içinden en çok etkilendiklerimi (ilk 10'luk liste roman, diğerleri roman dışındakiler) sıralayınca aşağıdaki liste çıktı ortaya.  Amaç seneye not düşmek tabii. Bir de 'en'lerle ilgili listeler yapmanın zevki bambaşka. 


1-  Kjersti Skomsvold - Hızlandıkça Azalıyorum
2-  Hakan Günday - Daha
3-  Alejandro Zambra - Eve Dönmenin Yolları
4-  Hermann Broch - Büyülenme
5-  Herta Müller- Tek Bacaklı Yolcu
6-  Machado de Assis - Mezarımdan Yazıyorum
7-  Alfred Döblin - Berlin - Aleksander Meydanı
8-  Julian Barnes - Bir Son Duygusu
9-  John Niven - Arkadaşlarını Öldür
10- James Ellroy - American Tabloid

-----


* Kollektif - Milyonluk Manzara

* Barış Soydan - Türkiye'de Anarşizm
* İthaki Yayınları'nın tüm bilimkurgu serisi
* Ray Bradbury - Eve Dönüş
* Tayfun Pirselimoğlu - Harry Lime'ın En Yeni Hayatları ya da Üçüncü Adam'a Övgü
* David Harvey - Asi Şehirler
(Ve tüm David Harvey külliyatı)
*Reiner Stach - Kafka (Karar Yılları - Kavrama Yılları)
* Eduardo Galeano - Ve Günler Yürümeye Başladı
* Fatih Akın - Sinema Benim Memleketim
* Alim Şerif Onaran - Lütfi Ö. Akad
* Susan Sontag - Yeniden Doğan, Günlükler
* Orhan Gazi Ertekin - Türkiye'de Yargı yoktur
* Fethiye Çetin - Utanç Duyuyorum
* Mark Millar - İhtiyar Logan
* Umay Umay - Bütün Güzel Çocuklar Şüpheli

3 Aralık 2013

Kısa Film önerisi: Yüksük

Enes Yurdaün'ün yönettiği 'Yüksük' yaşlı bir kadının geceleri duyduğu rahatsız edici sesin peşinden gidiyor. Gündüzleri her şey yolundayken geceleri ortaya çıkan korkutucu bir ses... Ses ya da bir davet...


'Yüksük', ölüm gibi 'ciddi' bir meseleyi, acılarla yoğrulan yüzlerce kısa filmin aksine sömürüye yüz vermeden ve arabeske bağlamadan ele almayı beceriyor. Ve gündelik hayata ait detayları mizahi dokunuşlarla filmin parçası haline getiriyor. Özellikle yaşlı kadının gündüzleri kendisiyle başbaşa kaldığı anlar son derece iyi gözlemler (ya da fikirler) barındırıyor. Yaşlı kadının sağlığına dikkat ettiği, meyveli süt içmesi, ceviz yemesi gibi kendine iyi baktığı bölümler ayrıntıdan öte yönetmenin anlatımı güçlendirmek için kullandığı araçlara dönüşüyor.

Görsel açıdan da son yıllardaki en etkileyici kısa filmlerden biri olduğunu düşündüğüm Yüksük, sadece ele aldığı konuya bakış açısıyla bile ilgiyi hak ediyor. Mizahi tonunu kaybetmeden, kısa sürede -yaşlı- bir insanın yalnızlığını ve ölümle arasındaki mesafeyi etkileyici bir şekilde filme dönüştürüyor. Kaldı ki, izleyeni hayran bırakan Nusret Safayhi'nin performansı/doğallığı tek başına filmi sevmeniz için yeterli!


Yüksük fragmanı: İzlemek için tıklayınız