6 Mart 2013

zaman sözlüğü.0.sessizlik

Bazen bir fotoğraf yetiyor. Bir defa bakmak kafi. Sonrasında yanımızda taşısak iyi olur aslında ama nasıl? Öyle bir yer yok. Cüzdanda fotoğraf taşıma devri çoktan bitti. Akıllı telefonlarla dünya elimizde ancak o duyguda olmuyor. Twitter, Instagram fayda etmiyor. Şehir keşmekeşinde, birbirinin aynısı ofislerde, rutin hayatımızda tükenmemek için o hisse ihtiyacımız var. Biraz da anlam yüklemeye tabii.

                                Fotoğraf: Suzanne Tylander              

Bu fotoğraf da öyle, bütün her şeyi bir anlık da olsa unutturuyor. Bir şarkı gibi. Her şey duruyor sanki. Zaman da dahil. Bütün sesler kısılıyor. Koca bir sessizlik. Koca bir boşluk... Her şeyden, herkesten uzakta. 

Michael Mann'in bir ömre bedel filmi Collateral'de Max derdimize derman olmuştu. Taksi şoförü Max'in hepimiz gibi 'çok güzel' hayalleri vardı ama hayallerinden çok uzakta yaşıyordu. Her gün hayalini hatırlamak için arabasının güneşliğine sakladığı kartpostala bakıyordu. Her gün şehrin kalabalığı, trafiği içinde güneşliğindeki kartpostala sığınıyordu. ''Geçtiğin yerleri farklı bir şekilde gösterir'' diyordu kartpostalı için. Kimbilir, belki öyleydi ama hayali de sadece o kartpostalda yaşıyordu, Max hiçbir şey yap(a)madan rutin hayatına devam ediyordu.

Basit bir hayatımız var. Şehirse kalabalık. 




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder