25 Mart 2012

İkinci şans


'Bu otelde ayıplanmak yok' Başlık buydu. 5-6 yıl önce okuduğum haberi hatırlıyorum: Danimarka'daki bir otel, eski uyuşturucu bağımlısı, hırsız, seks işçisi, kısaca 'dışlanmış'lara iş imkanı tanıyordu. Fotoğraflar da o dışlanmışlığı, yalnızlığı gayet iyi anlatıyordu...

İkinci şans çok görülüyor bize. Seçimlerimiz, seçemediklerimiz belirliyor her şeyi. Asalım-keselim kültürüyle büyüyoruz sonuçta. Herkesin yargıçlık tasladığı ülkede bazen kaçacak yer kalmıyor. Sabah 8- akşam 6 çalışanlar olarak hata yapmaktan korkuyoruz. Korkutulmuşuz bir kere. Tekdüze ama düzenli hayatımızı ya da prestijli konumumuzu kaybetmek istemiyoruz. Chuck Palahniuk'un dediği gibi; ''Nefret ettiğimiz işlerde çalışıyor, gereksiz şeyler alıyoruz'' ama öte yandan dışlanmış olmak da istemiyoruz.

O oteldeki personelin tamamı fiziksel ve ruhsal çöküntü yaşamış kişilerden oluşuyor. Onların yaşadıkları ve şimdiki koşullarıyla benzerlik kurmak onlara haksızlık elbette. Açlıktan ölenler, ana dilini konuşamayanlar, konuşunca hapse atılanlar diye koca bir liste.... Ancak, holdinglerde, ofislerde, şehir merkezinde, steril şekilde yaşayanların da başka bir çöküntünün ortasında olduğu da acı bir gerçek. Zaten işini kaybetmemeye ve yükselmeye odaklı bir toplulukta, kimlik, kişilik gibi ayrıntıların önemi var mı? İkinci şans yoksa üstelik.

Her gün yemekte, sigara arasında, masasında söylenen binlerce insan... Dışlanmışlar oteli dışarıda, 24 saat açık....


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder