20 Eylül 2011

Yeni bir gün için

Birkaç ay önce Aynur'un Kürtçe söylediği için yuhalandığı sahnede, Kardeş Türküler tek değil birçok dilde söyledi. Sezen Aksu'nun dediği gibi, ''Onlara teşekkür etmek istiyorum çünkü, sonsuz bir dirençle bize kardeşliğimizi hatırlatıyorlar.''



Kardeş Türküler dinleyen herkes bilir, içi boşaltılan kelimeler; barış, eşitlik, özgürlük ve kardeşlik onların sahnesinde gerçekten anlamını bulur. İşte, dün gece de öyle anlamlı bir konser vardı Harbiye’de.

O muhteşem sesiyle - bir kez daha - ‘Çeşm-i Siyahım’ diyen Feryal Öney, ardından çok dilli geceyi özetledi: ‘‘Şarkılarımızı bu gece kimsenin başını eğmediği, boynunu bükmediği bir barış için, kimsenin kimseyi alt etmediği eşitlik üzerine kurulu, bir kardeşlik için, ve sadece ovalarda değil dağlarda da güvercinlerin uçtuğu Türkiye için söylüyoruz’’



Bütün konserlerinde olduğu gibi yine silahların sustuğu, her türlü ayrımcılığın ortadan kalktığı sabahlar için söylediklerini yinelediler dün gece de. Konserin adından başlayarak üstelik: Yeni Bir Gün… Ve son albümleri ‘Çocuk Haklı’ üzerine kurulu konserde sahne yeni bir gün için çocuklarındı.

Çeçen kamplarında, Filistin’de ve savaşlarda öldürülen bütün çocuklar için, Çeçence, Kürtçe, Arapça söylendi. Okmeydanı Çocuk Korosu eşliğinde söylenen, çocukların unutulmayan hikayelerini anlatan ‘Yoyo’, 'Hekimo' ve ‘Haydo’nun kuşkusuz anlamı büyüktü. Dahası toprağını terk etmek zorunda kalan, insanca yaşayamayanların hikayesi Harbiye’deydi. Balkanlar’dan, Güneydoğu’dan, Karadeniz’den gelen türkülerle.

Kardeş Türküler konserlerinden alışık olduğumuz misafir sanatçılar dün gece de vardı. Sezen Aksu, ‘Çocuk Haklı’nın müzik direktörlüğünü de yapan Arto Tunçboyacıyan ve Kardeş Türküler sahnesinin yabancısı olmayan Ara Dinkjian misafir kontenjanını Harbiye’ye gelenleri hayran bırakacak şekilde doldurdular. Özellikle Arto Tunçboyacıyan mikrofonu eline aldığında gecenin yıldızıydı. Savaşın anlamsızlığı üzerine - ve yine de geleceğe umutla bakan güzellemesini mizahi ve makamı olmayan bir tonda söyleyerek havayı dağıttı. Protokolde oturanlara takıldığında bile ‘Herkes Kendi Gördüğüne Doğru Der’ şarkısındaki gibi derdini en basit şekilde anlattı.

Gecenin 'ağır' misafiri Sezen Aksu ise, üç şarkının ardından teşekkür ederek sahneden ayrıldı: ''Kardeş Türküler’e teşekkür etmek istiyorum çünkü, sonsuz bir dirençle bize kardeşliğimizi hatırlatıyorlar.''


Daha birkaç ay önce (Konserin misafir sanatçıları arasında yer alan ancak sağlık sorunları nedeniyle katılamayan) Aynur, Kürtçe söylediği için bu sahnede yuhalanmış, şarkı söylemesine izin verilmemişti. Böylece, ‘Caz Festivali’nin seçkin seyircisi tahammülsüzlüğün sınıfsız bir şey olduğunu hatırlatmıştı. Dün gece bütün tahammülsüzlüğe, umutsuz tabloya inat ‘tek dil’ değil birçok dilde söylendi türküler. Aynur yoktu ama Keçe Kurdan da söylendi, hem de hep bir ağızdan.

Gece Ahmet Kaya’sız olmazdı. Ara Dinkjian'ın uduna eşlik eden herkes 'Ağladıkça' ile geceyi sonlandırdı. Ama kimsenin gitmeye niyeti yoktu ve Kardeş Türküler son kez sahneye gelerek doyulmaz geceye mecburi bir nokta koydu.

Ve bugün Hrant Dink’in doğumgünü. Gecede bir türkü de onun için, Ermenice söylendi. 5 yıl önce öldürülen Hrant Dink yaşasaydı, 57 yaşına basacaktı. 5 yıldır ailesi, yakınları, dostları adalet peşinde. O yüzden, bir anlamda Hrant için, adalet için söylendi dün gece. O yüzden her söz, her türkü bir kat daha anlamlıydı. (ntvmsnbc)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder