25 Temmuz 2011

‘Kötü çocuklar’ın kaderi aynı!

Amy Winehouse gibi müzikal yeteneği tartışılmaz bir isim bundan sonra ‘skandallarıyla’, ölüm şekliyle gündeme getirilecek. Çünkü, onun sıra dışılığı ve muhteşem sesinden önce ahlakımız geliyor!



Her şey ‘sanatçı örnek olmalı’ yalanıyla başlıyor galiba. Toplumdaki ve medyadaki ikiyüzlülüğün şiar edindiği ‘iyi çocuk’ söyleminin en çok dile geldiği hali bu olsa gerek. Amy Winehouse’un ölümünün ardından da bunu işitecek/görecek gibiyiz maalesef. Bir tahminden fazlası, keza; daha önce çok kez yaşadık. Uyuşturucu, içki gibi ‘kötü alışkanlıklar’, hızlı yaşam varsa ölümün arkasında, içlerindeki ahlak polisini hızla uyandıranlar, komplo teorisyenleri azımsanmayacak şekilde büyük bir sese dönüşebiliyor aniden.

Daha şimdiden Twitter’da ünlü/ününü kaybetmiş bazı isimler ‘su testisi su yolunda kırılır’ mealinde yorumlar yapmaya başladı bile. Çünkü, ‘O da uyuşturucu kullanıyordu’, ‘Sonunun böyle olacağı belliydi’, ‘Bu yaşamı kendi seçmişti’… Son yılların en iyi vokallerinden birinin ölümüne böyle bakabilen ve maalesef büyük bir kesimi temsil eden bu bakış açısı uzun uzun analiz edilse bile ancak muhafazakarlıkla iki yüzlülük arasında bir yere konumlandırılabilir. Haklılığına sonuna kadar emin bir bakış açısı üstelik. Çünkü, bizim istediğimiz gibi yaşamayan biri için – kim olursa olsun - son noktayı koyma hakkını rahatlıkla kendimizde görebiliyoruz.


Öte yandan, diğer sorun (Birbiriyle bağlantılı olarak) sektörün içinde başlıyor. Yapımcılar, menajerler ve medyanın ebedi işbirliği, çizgi dışındaki ünlüleri son raddeye kadar kullanıp işi bittiğinde çöpe atabilecek bir mekanizma kurduğundan bozulması mümkün olmayan bu sistem teklemeden işlemeye devam ediyor. ‘Kötü çocuk’ları sömürmekten basit bir şey yok ne de olsa. Ölene kadar değil işi bitine kadar. Eğer erken ölüm olursa da, top çoktan öbür köşeye atılmıştır zaten: ‘’Bu hayatı kendi seçmişti’’ Bu kadar basit. Ölümün ardında yatan hikaye ise içi boşaltılıp klişelerle doldurulmak üzere saf bir şekilde bekliyor. Yeni hikaye; Amy Winehouse…

Evet, Amy Winehouse gibi müzikal yeteneği tartışılmaz bir isim ‘skandallarıyla’, ‘rezillikleriyle’, ölüm şekliyle uzunca bir süre daha gündeme getirilecek, buna eminiz. Bu sıra dışı, özel sesi kirletmek elbette kolay değil, onun değeri ve müzik tarihindeki yeri de bu yazının haddi değil. Ama tekerrür eden şey belli; ‘kötü çocuklar’a istediğini söylemek serbest, ikiyüzlü dili ve sömürüye dayalı bu mekanizmayı değiştirmek ise bir hayal gibi …

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder