10 Nisan 2011

Tavuklar bile özgürlük istiyor!

Nazi kampını andıran bir tavuk çiftliğinde 'aptal tavuklar' sadece yemek yer ve yumurtlar. Ama hepsi değil... Bazıları özgürlük ister...



Hapishane, kamp ya da tavuk çiftliği... Özgürlük için kaçmak şart! 'Chicken Run' sadece çiftlikten kaçmaya çalışan tavukların hikayesi değil temel olarak bir kadere boyun eğmeme manifestosu aslında.

Nazi kampını andıran bir tavuk çiftliğinde 'aptal tavuklar' yemek yemek, dolaşmak ve yumurtlamaktan başka bir şey yapmaz. Ya da insanlara görünen resim budur. Ama aslında onlar her gün o çiftlikten kaçma planları yaparlar. Ginger'ın önderliğinde yapılan bu kaçış planlarıyla açılır film. Her defasında başarısızlığa uğrayan planlar sonrasında Ginger 'hücre cezası'na çarptırılır ama yine de vazgeçmez. Onu lider yapan özelliklerinden birisi de budur zaten.


Ginger çiftlikten en çok kaçmak isteyen tavuktur. Çünkü 'özgürlüğü' en çok isteyen odur. Hayatını sorgular ve birilerinin (insanların) onlara sahip olmasını kabullenemez. Çitlerle ve köpeklerle çevrili hapishanede bir yaşamı kabul etmez. Tarihin en klişe ama temel cümlelerini kurar: ''Yeterince isteyen her şeyi yapabilir'', ''çit dışarıda değil kafanızda'', ''özgürlük en doğal hakkımız'' gibi... Yazılmış olan hayatı istemez. Diğer tavukların tahayyül edemediği/etmek istemediği hayatı ister. Özgür olmak ister.

''Hayatım gözlerimin önünden geçti. Çok sıkıcıydı...''

Ama onun için bireysel özgürlük yeterli değildir. Tek başına kaçabilecek olmasına rağmen kaçmaz. Arkadaşlarını sonu ölüme giden bu hapis hayatına terk etmez. Bütün çiftliğin kurtuluşunu ister. Bu yanıyla özgürlük savaşçısıdır... Bir ulusun özgürlüğünü sağlayan gerçek ya da roman-film karakteri gibi. Ama bayat Hollywood filmlerinden farkı; kuru bir fikre ya da anlamsız bir milliyetçiliğe yaslanmaz. Herkes için istediği özgürlüğün özü kişisel özgürlüğe dayanır. Bu yanıyla anarşist, sosyalist okumalara açık bir film 'Chicken Run'. George Orwell'ın 'Hayvan Çiftliği' ile de bu bakımdan bir ilişki kurulabilir. Oradaki ''herkes eşit ama biz daha eşitiz'' mantığına yapılan eleştiri 'Chicken Run'daki 'herkese özgürlük' şiarıyla ilişkilendirilebilir.
Ama Ginger'ın kaçış planları başarısızlığa uğradıkça diğer tavuklar yavaş yavaş pes etmeye, ''Burada yaşamamızda ne sakınca var ki?'' sorusunu sormaya başlar. En acı cümle böyle bir anda gelir. Ginger, ''denemediğimiz ne kaldı, herkes düşünsün'' dediğinde cevap gecikmez: ''Kaçmamayı deneyebiliriz.''

- Demek hayatın boyunca yumurtlamak, tüylerinin yolunması, doldurulman sonra kızartılman sana yetiyor.
- Bu da bir hayat...

Evet bu da bir hayat ve her gün onlarcasının görüldüğü, şahit olunduğu bir düşünce. Ginger'ın bu baştan yenilmiş düşüncelere karşı dayanamadığı vakitte ise karşısına/karşılarına Rocky çıkar. Bir sirkten kaçarken çiftliğe düşen horoz Rocky tavuklar için yeniden umut olur. Chicken Run'ın alt metin okuması ikinci bölümde sadece kendini düşünen Rocky ile herkesin özgürlüğünü savunan Ginger arasındaki çatışma üzerinden yapılır. Rocky özgürlük ister ama kimseyi umursamaz. Ginger da özgürlük ister ama sadece kendisi için değil. Onunki, kurulan tahakküme de bir başkaldırıdır. Çiftliğin sahiplerine, tel örgülere, köpeklere, onları turta yapacak makineye, onları sınırlayan her şeye. O yüzden kahraman odur. Rocky ise tam zıttı. Ginger uçan kuşlara baktığı zaman naif bir duygunun ötesinde özgür olmanın hayalini kurar her defasında. Ve diğer tavuklara da bunu aşılamaya çalışır. Tarih boyunca kaderine boyun eğmemek isteyen herkesin karşısına çıkan sorunlara rağmen...


Çoğu animasyon gibi 'Chicken Run' da çocuklara yönelik pazarlama mantığıyla gösterime girdi. Ama tam tersine yetişkinlere yönelik olduğu aşikar olan film tarihsel referansları ve göndermeleriyle düz bir eğlencenin çok ötesinde. Stop motion tekniğiyle müthiş bir görsellik yaratan ‘Chicken Run’ sinema tarihinde eğlenceli bir yolculuk yaparken ‘Cool Hand Luke’, ‘Stalag 17’, ‘Great Escepe’ gibi birçok klasiği hatırlatıyor.

Künye:Chicken Run, 2000
Yönetmen: Peter Lord, Nick Park
Senaryo: Peter Lord, Nick Park
Seslendirenler: Julia Sawalha, Mel Gibson, Timothy Spall, Imelda Staunton, Tony Haygarth

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder