23 Haziran 2010

Futbolu seven vuvuzelaya katlanır!

Onbinlerce Afrikalı futbolsever… Ya da eğlenmeyi seven ya da tek eğlencesi futbol olan insanlar, nasıl tarif ederseniz edin. Ellerinde geleneksel bir müzik aleti, vuvuzela. Ve ülkelerine Dünya Kupası gelmiş, delice eğleniyorlar. Hani, şu Türkiye'ye henüz uğramayan dünyanın en önemli futbol olayı... Ve onlar bu güzel olayın içinde, 'bizleri deli eden' o ses ile, vuvuzelayla eğleniyorlar.



Vuvuzelayla ilgili karar çoktan verildi bile; Bir topluluğun eğlencesine yasaklansın denilerek kesin bir çözüm bulundu ve bu hep bir ağızdan tekrar edildi. Sırf bizler evimizde oturup Dünya Kupası’nı zevkle izleyelim diye onlar istemedikleri gibi eğlensin denildi.


'Vuvuzulüm' diyerek bir kültüre ait bir müzik aletine yasaklansın deme hakkını kendimizde nasıl görüyoruz? Kendimizden olmayanı anlayamama, anlamaya çaba göstermemenin futbola bir kez daha tezahür ettiğine şahit oluyoruz. Hoşlanmadığımız bir sesin anında yasaklanmasını isteyebiliyoruz; o, nefret ettiğimiz geleneksel çalgının, bir geçmişi olduğunu, binlerce insanın eğlence aracı olduğunu unutarak.





Olay UEFA açıklmasında olduğu gibi basit aslında:  ''Bu Afrika kültürünün bir parçası ve şu an Afrika’dayız, onların bu kültürü yaşatmalarına izin vermeliyiz.”

Vuvuzela'nın ne olduğunu Şenol Güneş özetliyor zaten. Herkesin vuvuzelayı küçümsediği bir yerde, ''içinde hiçbir şey yok'' diyen muhabire şu cevabı veriyor: ''Olmaz mı? Bağımsızlık var, özgürlük var. Onun için çalıyorlar.


Her şeyin ötesinde, dünyanın çoğunluğunun çok umurunda olmayan bir ülkenin insanlarının, büyük dünya ülkelerini ve Afrika’dan bihaber insanlarını rahatsız etme fikri bile yeterince eğlenceli değil mi?


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder