11 Nisan 2010

Bir dahinin karanlık yüzü!


Richard Linklater imzalı ‘Ben ve Orson Welles’ sinema tarihinin en büyük isimlerinden Orson Welles’in tutkularını ve ‘kötü yüzü’nü gösteriyor.

Yıl 1937… Genç öğrenci Richard, şanslı bir gününde, sinema tarihinin en zeki yönetmenlerinden Orson Welles ile tanışır. Richard gerçekten şanslı bir günündedir ve tanışmakla kalmaz, Welles’in yönettiği meşhur Julius Caesar’da rol de kapar. Ve o andan itibaren bir yandan New York Tiyatrosu’nun göz alıcı dünyasını yaşarken bir yandan da dahi yönetmen Welles’i yakından tanır.

Bağımsız sinemanın önemli isimlerinden Richard Linklater imzalı ‘Me and Orson Welles’ (Ben ve Orson Welles) birkaç zor şeyi aynı anda yapmaya çalışan bir film. Film asıl olarak Orson Welles gibi ‘sorunlu’ bir dahiyi ve tiyatroyu öykünün merkezine yerleştiriyor. Her ne kadar hikaye Richard’ın gözünden anlatılsa da Welles ve tiyatro filmin başrolünde diyebiliriz. Diğer yandan da bu kısa dönemin Richard’ın yaşamında yaptığı değişiklikler filmin akışını sağlıyor.

7 Nisan 2010

Bir çocuk efsane olmaya karar verince…

Nowhere Boy, John Lennon’ın çocukluğunu, ailesinden kopuşunu, müzikle ve Paul McCartney ile tanışmasını, çocukluk ve gençliğine dair birçok özel anı anlatıyor.

Sadece müzik tarihinin en büyük isimlerinden biri değil aynı zamanda muhalif tavrı ve politik duruşuyla gerçek bir efsane, John Lennon…

Lennon’ın hayatı daha önce birçok kez belgesel ve kurmaca olarak beyazperdeye aktarıldı. Sam Taylor Wood imzalı Nowhere Boy ise bizi Lennon’ın çocukluğuna götürüyor.

6 Nisan 2010

Egoyan’dan seksi bir kara film


Kocası tarafından aldatıldığını düşünen bir kadın, kocasını denemek için anlaştığı bir fahişe ve bütün bu şüphelerin altında bir evlilik… Atom Egoyan, İstanbul Festivali’nde gösterilen son filmi ‘Chloe‘de kuşku, saplantı ve tutku dolu bir hikaye anlatıyor.

Aldatıldığından şüphelenen jinekolog Catherine kocası David’i denemek için sosyete fahişesi Chloe’yi kiralar. Chloe, parasının karşılığı olarak David’i baştan çıkarır ve gelişmeleri Catherine’e aktarır. Ama bir süre sonra çekici Chloe’nin etkisine sadece kocası değil Catherine de girecektir.

İstanbul Film Festivali’nin Akbank Galaları bölümünde gösterilen Kanadalı yönetmen Atom Egoyan imzalı ‘Chloe’ (Büyük Hata), Anne Fontaine’in 2003 yapımı filmi ‘Nathalie’nin serbest bir uyarlaması.

Kocasının flörtlerinden bıkan Catherine’nin oğluyla da iletişimi neredeyse sıfırıdır. Bütün o konforlu yaşamına rağmen Catherine mutsuz ve huzursuzdur. Catherine’nin hayatını derinlemesine sorgulamasına neden olan Chloe, aynı zamanda o rutine dönen evliliğini ve yaşamını da hareketlendirir.