6 Mart 2010

Peter Jackson'dan hayalkırıklığı

Filmografisinde 'Bad Taste', 'Heavenly Creatures', 'Lord of the Rings' üçlemesi gibi etkileyici filmler olan Peter Jackson, 'Cennetimden Bakarken' ile hayakırıklığı yaratıyor.



Film, öldürüldükten sonra cennetten dünyaya, ailesine ve katiline bakan Susie'nin hikayesini anlatıyor. 14 yaşında öldürülen Susie katilinin cinayetten kalan ipuçlarını yok etmeye çalışmasını takip ederken, ailesi de kızlarının canlı bulunması umuduna sarılıyor ama bir yandan da dağılma sürecine giriyor.

Filmle ilgili en büyük sorun, hikayenin olması gerektiğinden daha yumuşak bir tona sahip olması. Jackson filmde birçok sahneyi göstermemeyi - Susie'nin öldürülme sahnesi gibi -tercih etmiş ama bunun da ötesinde hikayeyi naif bir şekilde anlatmayı tercih ettiğinden karşımıza klasik Hollywood anlatısından farksız bir film çıkıyor. Bu yumuşak tonda Jackson'ın cennet tasvirinin de etkisi büyük. Özellikle bütün öldürülenlerin bir araya geldiği sahne başta olmak üzere bazı bölümler hikayeden tamamen koparak anlamsız bir duygusallık yaratıyor.

Filmin bir diğer zayıf noktası ise karakterleri. Rachel Weisz'in canlandırdığı anne karakteri başta olmak üzere filmdeki çoğu karakter iyi yazılamadığından karikatürize duruyor ve bu karakterler bir süre sonra öyküden bağımsız işleyen unsurlara dönüşüyorlar.

Tüm bunlara filmin sonundaki 'kör gözüm parmağına' şeklinde verilen ''adalet kendi kendine yerini bulur'' mesajı eklenince 'Cennetimden Bakarken' hayalkırıklığı yaratan filmler listesine yükseklerden giriş yapmış oluyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder