13 Şubat 2010

Türküm, doğruyum... Türkçe bilmesem de!

Türk öğretmenin, uzak bir Kürt köyündeki bir yılını anlatan 'İki Dil Bir Bavul' yılın en iyi yapımlarından biri...



''- Öğretmeniniz iyi mi?
- Erê
- Size öğretebiliyor mu?
- Erê...''

Türkiye'nin her yerinde olduğu gibi Urfa'nın Demirci köyünde de öğrenciler her sabah 'Andımız'ı okurlar. Tek kelime Türkçe bilmeyen bu Kürt çocukları her sabah 'Andımız'ı okurlar...

Orhan Eskiköy ve Özgür Doğan'ın yönettiği 'İki Dil Bir Bavul', üniversiteden yeni mezun olmuş ve uzak bir Kürt köyüne atanmış Türk öğretmenin bir yılını, onun okula yeni başlayan ve Türkçe bilmeyen çocuklarla yaşadıklarını anlatıyor.

Öğretmen Emre uzak bir köye, Güneydoğu'da bir köye geleceğini biliyordur ama 'bu kadarını' tahmin edemediği için hayalkırıklığı yaşar. Uçsuz bucaksız topraklara bakarak telefonda annesine dert yanar; çocuklarla nasıl iletişim kuracağaını bilemez...

Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde 'En İyi İlk Film' ödülünü kazanan 'İki Dil Bir Bavul', büyük konuşmaya çalışmadan çok şey anlatabilen filmlerden. İzlerken gülümseten ama izledikten sonra uzun uzun düşündüren bir film.

Filmin derdini daha iyi anlamak açısından Zülküf karakterinin önemli bir işlevi var. Zülküf adını sürekli 'Zilkif' diye telafuz eder. Öğretmeni ısrarla onu düzeltmeye çalışır ama 'Zilkif' demeye devam eder. Doğduğundan beri söylediği gibi... Öğretilmeye çalışıldığı gibi değil bildiği gibi.

Filmin hikayesi, yönetmenlerden Özgür Doğan'ın bizzat yaşadığı bir gerçek. O da filmdeki cevizi, kalemi bile bilmeyen çocuklar gibi Türkçe ile ilkokulda tanışmış. Ve o zamanlar sürekli öğretmenlerinin değişmesini anlayamıyormuş. Filme de bu duyguyla başlamışlar zaten.

'Demokratik Açılım'la ilgili gelişmeler yaşanırken 'İki Dil Bir Bavul'un sorunun kaynağına dair 'küçük' bir hikaye anlatması daha da önem kazanıyor. 'İki Dil Bir Bavul' aynı topraklarda yaşayan ama birbirine çok uzak kalan iki dilin zorunlu karşılaşmasını anlatıyor. Birbirine yabancı olan iki dilin karşılaşmasını...

'' - Çocuklara birşey soruyorum, na diyorlar. Na da hayır demek herhalde...
- İyi ya hocam işte yabancı dil öğrenmiş oluyorsun sen de...''

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder