13 Şubat 2010

Zombi Birleşik Devletleri

'Zombieland', neredeyse nüfusunun tamamı zombileşen bir ülkede hayatta kalmayı ve zombi avını konu alıyor. Filmdeki birçok sahne hem rahatsız edici olmayı hem de güldürmeyi başarıyor.



‘‘Hayatıma ilk defa bir kadın girdi ama o da beni yemeye çalıştı’’

Zombieland dört karakterin etrafında gelişen hikayeyi Columbus’un ağzından anlatıyor. Dünya, Zombieland’e dönmeden önceki hayatında tam bir asosyal olan, bilgisayar başından kalkmayan Columbus’un Zombieland’de hayatta kalan insanlardan biri olması filmin tonunu ve gideceği yönü de baştan belli ediyor.


Hikaye, zombiliğin her yere nüfuz ettiği dünyada geçiyor. Hepsi hayatta kalmaya çalışan – loser, sert erkek ve iki kurnaz kız kardeş – dört karakterin dünyasında sorun, virüsün nedeni, zombilerin çoğalması ya da 'nasıl kurtuluruz' hesapları değil. Çünkü o aşamalar çoktan geçilmiş. ABD artık Zombi Birleşik Devletleri’dir. Kurtuluş diye bir şey yok ve tek amaç, ısırılmadan, etlerin parçalanmadan, sağ kalmak. Bencil olmanın haklı olduğu bu dünyada önemli olan tek şey yaşamak. Ama bu dört karakterin yolları öyle bir şekilde kesişiyor ki zombilere karşı - aslında yaşamak adına - bir takım kurulması şart hale geliyor.

Dört kişilik takımın kimyasında sorun olmasa da hikayenin kısa zamanda geçiyor olması belli başlı sorunlar yaratıyor. Öncelikle büyük kısmı yolda geçen filmde yol filmlerinin olmazsa olmazı eğlenceli ve zekice diyaloglar maalesef yok denecek kadar az. Karakterler arası çatışma da yeterince güçlü bir şekilde yaratılamadığından klişelere mahkum olan film geri dönüşlere sıklıkla yer verilmesi nedeniyle de atmosfer yaratma konusunda başarısız oluyor.

Sağlam bir hikaye kurgusuna sahip olamayan filmin en başarılı bölümü Bill Murray’nin konuk olduğu sahneler. Bir nevi saygı duruşu niteliği de taşıyan ve Murray’nin personasına yakışır bir mizaha sahip bu sahneler, Zombieland’i izlemek için yeterli bir sebep sayılabilir. Fragmanda da göze çarpan zombielerin öldürüldüğü sahneler ise yeni bir şey sunmasa da filmin teknik anlamda belli bir seviyenin üstünde olduğunu gösteren taraflarından biri.

Sonuçta ‘Zombieland’ birçok yönüyle olmamış hissi veren bir yapım. Yine de macera-komedi sevenler, iflah olmaz zombi tutkunları filme bir şans verebilir. Tüm bunların dışında ‘Bill Murray yeter’ diyenlerdenseniz hiç düşünmeden izleyin...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder